Ana içeriğe atla

Bu Aile Çok Sevimli.

İyi haftalar olsun Efendim...
Hani demiştim ya, bizim evin bir kedisi var diye. Yavruladığını yazmıştım, twitterda.
Anne kedi, namıdeğer bizim kedi, artık resim çekilmeye öyle alıştı ki, pozlar bile veriyor. Yavrularımız ürkek. Ama anne yanındaysa pek kaçmıyorlar. Sarışın olan yavru diğerine göre daha az kaçıyor. Zaten onun resmi daha fazla, dikkat ettiyseniz.






Annedeki şu ihtişama baksanıza.. heyyt bee. :)



Aile albümü diyebiliriz bu resim için. Üstte yemek yiyen siyah kedi, muhtemel babaları diye biliyoruz. Annemizde yanında pek rahat zaten. Yaylanıp uzanmış yerlere, baksanıza.





 Bu kedi de sokağımızın diğer anne kedisi. Yavrusu pek görünmüyor. Komşunun bahçesinde oluyor genelde. Yavrusu da kendi gibi siyahtı ama büyüdükçe rengi açılır gibi oluyor.

Yorumlar

  1. ayyyyyyyyyy çok tatlılar yaaaaa. bana zaten kedi de tamam. bayılıyorum bu hayvanlara. kesinlikle bi asaletleri var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hele yavruları çok tatlı. Saatlerce onların oyunlarını hiç sıkılmadan izleyebilirim. :) :)

      Sil
  2. Pisiciklere bak hele,
    bunlar ailece keyiflerine pek düşkünler galiba,
    rahat buldukları yere çökmüşler :)

    yalnız pisicikler hastanede karışmış sanırım,
    çaktırma :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyleler galiba. Nerede ot, çimenlik, onlar orada. :)
      Artık hastanede mi nerede karıştı belli değildir kanımca.. :D

      Sil
  3. Ama ama ama çok güzeller bunlaar :) tam da oyun oynanacak dönemlerinde yavrular çok sevimli yaramazlıkları olur, off off bizimkileri özledim şimdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aynen öyle. Oyunları öyle izlenesi ki. Hopluyorlar, zıplıyorlar.. çok tatlılar çok.. :)

      Sil
  4. Ben söyleyecek kelime bulamıyorum. Şu dünyada en sevdiğim minikk dostumuz kedidir benim için. O bakışlar ne öyle nasıl bırakabiliyorsun bunları? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Çok tatlılar, evet. Ama dokunamıyorum, napıyım..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…