Ana içeriğe atla

Çantamı Taktım Koluma...


Çıktım asfalt yoluna. Ben bir subay beklerken. Çöpçü de girdi koluma...

Bu dizeleri hatırlayanlara ya da bilenlere selamlar öncelikle. Yanlış hatırımda kalmamışsa böyle idi.

Konu çanta. Çantalar. Kadınların vazgeçilmez aksesuarı denilen şey.
Açıkcası çanta sever biriyim. Ama şimdilerde zevkim değişti çanta konusunda.

Eskiden büyük ve çok gözlü çantalar ilgimi çekerdi. Böyle her şeyimi içine koyayım falan diye düşünürdüm. Çanta da haliyle ağır olurdu. Uzun yollarda boynuma ağrı girerdi.

Şimdilerde ise çantalarda miniklik hoşuma gidiyor. Mesela şu an kulladığım çanta. Küçük, tek gözlü bir minik çanta. İçinde bir kimliğim var, para harici. Bir de telefon. Başka bir şey yok. Zaten insanın yanında olması lazım tek şey, kimlik canım. Gerisi boşa yük.

Aslında evde, ev yapımı çok çeşitli çantalar mevcut. Kotlardan yapılmış.

 Mesela geçen senelerde, yandaki bu el yapımı çantamla otobüste giderken, kadının biri çantanızı inceleyebilir miyim demişti. Ama cidden incelenesi bir çantadır. Değişik bir yapımı ve dizaynı var çantanın. Değil mi?
Bakın. Gözleri bissürü ve büyükler. Cep telefon gözü bile var.


Kullanışlı. Ama dediğim gibi, büyük çantalar artık çekici gelmiyor bana.

Yakın zamanda bir küçük çanta daha almayı düşünüyorum. Askısı zincirli olacak. Onlara değişik bir ilgim var. Bence hem spor hem klasik giyime uyum sağlıyorlar. Sanırım bu sebeple seviyorum onları. Hatta alıp zincirini her ihtimale karşı oje ile bir güzel kaplayacağım. Ki su görünce paslanmasın.

Aslında zırt pırt, her kıyafetle çanta değiştirmeyi de sevmiyorum ben. Çanta dediğin her kıyafete uyum sağlamalı. Öyle değil mi?


Bunlarda diğer el yapımı kot çantalarımız

Yorumlar

  1. çantayı bende çok severim. ben evde genelde çantayı alan tarafım ama pek kullanabilen değil :( 3 kız kardeşi olunca insanın kendine aldığı şeyi kullanmasına pek bir sıra gelmiyor. kullanmak istediğim de ise kesin bir yerlerinde bir tahribat bulunuyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Ben kullanırım. Ablam kullanmaz. Ama çantaları yapan o.
      Size gelenekadar eskiyor desenize.. :)

      Sil
    2. :) O zaman aldığınız an, içine eşyalarınızı yerleştirin de, kapılmasın. Bu sefer eskiten siz olun.

      Sil
  2. Çanta ama tam da incelemelikmiş! Ne değişik:)
    Ben de çanta değiştirmeye üşenenler grubundanım. Aylarca bir çanta kullanabilirim:) Tembellik işte:) E zaten spor giyindiğimden tarzım da pek değişmez.
    Ayağından, elindekine, makyajının, ojesininin rengine kadar günlük giyinenlere saygım sonsuz:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cep'lik yeri ile toplamda 5 gözlü bi çanta. :)
      O öndeki cepte bozuk para gözü olarak çok kullanışlıdır mesela.. :D sanki satıyorum hee..
      Aynen bende sizin gibiyim. Ne aylarca, yıllarca kullanabilirim. Sırf sıkıldım diye değiştiririm yani çantayı. :)
      Aynen, saygılar bizden onlara.. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…