Ana içeriğe atla

Dalları Bastı Kiraz.


İlk evvela söyleyeyim ki, içiniz rahat etsin. Merak etmeyin, tam yemelik kiraz resmi bulunmayacak konuda. İç rahatlığı ile okuyabilirsiniz.
Kirazlar tezgahlardaki yerlerini aldılar. E haliyle ağaçlardaki yerlerini de. Bildiğiniz üzre de bizim bahçede de 4 tane kiraz ağacı var. Bakınız bu konuda, o güzel çiçekli hallerini çekip paylaşmıştım.
Kirazlar dalları bastı dedim ama aslında tam basmış değiller henüz. Sadece bir ağaçta yenecek kadar oldular şimdilik. Diğer üçünde henüz bir gelişme yok. Ama dikkat ettik de geçen seneden az bu sene kirazlar. Neden bilmiyoruz.
E şimdi bir mahallede, bir ağaçta meyve tam olanakadar durur mu? Durmaz değil mi? Hepimiz biliyoruz. Mahallenin uşakları her fırsatta dalarlar o ağaçlara. Olmadan yeyip bitirirler. Ki erik ağaçları en bilindik olanlarıdır. Bizim minik erikde çocuklardan nasibini aldı. İki arada derede, üç beş tane verdiği eriği talan etmişler. Şimdi ağaçta tek meyve yok maalesef. Babam da yine yiyemedik eriğinden deyip duruyor.
Kirazlarda da aynı sorun var. Şimdilerde kirazı yenecek gibi olan ağaç, garajın dibinde. Çocuklarda garajın tepesine çıkıp, yiyorlar.
Annem de artık nöbet tutar oldu. Hem çocukların düşmesinden endişe ediyor. Hem de olmadan yemelerine kızıyor.
Ben bir şey demiyorum görünce de, artık demeye karar verdim. Çocuklar, ki hepsi yan evin çocukları. Üstelik sokakta onlardan başka çocukta yok ama bin eve değerler hepsi.
Ya cumartesi günü idi ya da pazar. Yeğenimi dışarı çıkardım da, gezdireceğim bahçede. Baktım yine garajın tepesindeler. Görmemiş gibi geri gittim, sonra yeğenim o tarafa gitmek için ısrar etti. Göreceğim varmış işte. İniyorlardı çocuklar. Baktım da görmez olaydım Allahım, elinde poşetle inmiş aşağı çocuk. Sanki babasının bahçesinden topladı. Ve gitti götürdü evine. Çekinmeden ve hiç utanmadan. Hoş, utanmasını niye bekliyorsam. Anneleri ya da başka bir büyüğünün yanında bile dalıyorlar ağaca. Anneme de, aman komşu bizi dinlemiyorlar, sen bağır da çıkmasınlar diyorlar. Acaba bir kere bile aman çocuğum yapma dedin mi? Merak ediyorum. Deseydin şayet o çocuk elinde kiraz dolu o poşetle eve rahatça giremezdi. Üstüne üstlük aralarında da, satsan var ya yirmibeş liraya satarsın kilosunu diye muhabbet hiç geçmezdi.
Tamam çocuktur, çıkar alır yer. Amenna. Ama henüz daha çoğu olmamış ağaçtan, habersizce  poşetle toplamak ne oluyor yani. Sonra uyuşuk aman çok öfkeli, çok gıcık falan filan deniyor. İnsanı zivanadan çıkarıyorlar napıyım yani. İçimden kaç kere anaları ile kavgalar ettim. Ne laflar ettim, bir bilseniz. Hayır yani çocuklarda tok evin aç kedileri. Alamıyorlardır falan diye bir konu da mevzubahis değil.
Bu konuyu anneme söylemedim. Söylesem de değişen bir şey olmayacak çünkü. Yine arsızca dalacaklar ağaca. Olay bu yani.
Dalları bastı çocuklar. Geliyorlar bana bazı bazı...

Yorumlar

  1. çocuktur, yapar...

    yeşil yaprakların arasından o kırmızı kirazları görünce ben bile zor dayanıyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamam bende yapar, çocuktur diyorum da, kaç tanesi poşetle topluyor Allah aşkına. Ben ona kızdım.
      Haksız myım yani... ):

      Sil
    2. "biraz yerim, doyarım" diyen bi çocuk yoktur ki, ağacı kökünden söküp götür desen götürür. hatta sen deme de kendinde öyle bi potansiyel görsün, söker :))

      Sil
    3. :) :)
      Bilmiyorum ama o görüntü bni fena kızdırdı. Onu biliyorum. :D

      Sil
    4. normal, ben de tamahkâr olmayan insanlara kızıyorum; çocuk, büyük fark etmiyor ama yanlış işte :) hem bazen bizler de yapıyoruz bunu, biz de elimizdekilerin kıymetini bilmeden daha çok istiyoruz vs. amaan nereye bağladım konuyu..

      Sil
    5. Haklısın. Ama işte insanız, kendimiz de aynı hatayı yapsakda başkaları yapınca yine kızıyoruz. :)
      Ama ben hiç başkasının ağacından izinsiz meyve toplamadım ki... :D

      Sil
  2. Zaten kiraz ve incir ağacından düşmeyen çocuk , çocuk değildir :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben değilmişim o zaman. Hiç yapmadım böyle şeyler. Doğal olarak da hiç düşmedim. :D

      Sil
  3. Ben daha sezonu açmadım
    :)

    Ya ne güzel bir çocukluk geçirmişsin sen, darısı bizim çocuklarımızın başına..
    :)

    YanıtlaSil
  4. Habersizcr toplayana benden kocaman bir DUUUR işareti, kızdırmasınlar seni..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Kızdırmasınlar tabi... sonra adım asabi uyuşuğa çıkıyor. :) :)

      Sil
  5. çocuklar iyice mi arsızlaştı anlamadım valla uyuşukcum :)
    babaannem de kçyde badem ağaçlarının başında nöbet tututyor bahçenin dört bi tarafıda badem ağacı olduğu için işi de baya zor
    bu arada senin annenle ilgili yazıyı okuduğumda bende yazacağım demiştim ya annemle ilgili yazıyı yazdım. ama biraz uzun oldu bende iki post yaptım haber vereyim dedim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Benimle aynı fikirde birini bulmak ne güzel.
      Tamam. Geçen bakmıştım ama bulamamıştım. Bakayım şimdi. Teşekkürler haber verdiğin için. :)

      Sil
    2. bu arada ikinci bölümü de yazdım :)

      Sil
    3. Gördüm ve okudum. ve yorumumu yazdım bile. :)

      Sil
  6. Ağaç yaşken eğilir demiş atalar. İyi demişler. Çocuklardan çok onların ana-babaları suçlu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah akıl versin, cümlemize.. :) dediğimi yine söyleyeyim. İki kirazın derdinde değilim. Çocuktur çıkar ağaca alır. Ama görgüsüzce, arsızca poşetle toplamak da fazla oluyor yani.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…