Ana içeriğe atla

Yara İzi.


Her yaranın bir hikayesi vardır değil mi? Ve her yara iz bırakır. Yanılmayın, derin yaralardan bahsetmeyeceğim. Görünen iz bırakan yaralardan konuşmak istiyorum.
An gelir, vücudumuzun herhangi bir yerindeki o yara izi gözümüze takılıverir. Gülümsetir çoğu zaman. Çünkü o yaraların çoğu çocukluktan kalmadır. Kimbilir hangi yaramazlık esnasında işler ters gitti de, oluştu o yara.
İzini yoklar, anın gelir aklına.
Ama bazen hatırlamazsın işte. Yorarsın beynini, yoklarsın her anını ama yok, o yaranın nasıl olduğuna dair hiçbir şey yoktur hafızanda.
İşte tam da öyle bir andayım bende. 
Günlerdir sol kolumdaki yara izine bakıyorum ve hatırlamaya çalışıyorum. Oyuk gibi bir yara izi var, bileğimin hemen üstünde, üst tarafta. Böyle iz bıraktığına göre derin bir yaraydı herhalde diye düşünüyorum. Ama nasıl olduğuna dair en ufak bir fikrim yok. Hatırlasam ne iyi olur. Sanki şimdi eksik o yara. Hatırasız kalmış, geçmişi silinmiş gibi.
Sağ yüzük parmağımdaki yara izini hatırlıyorum ama. Tam olmasa da. Yani şimdiki haline bakınca, o parmak nasıl kopmamış diyorum. Tırnağın ucundan itibaren, yarım daire şeklinde bir iz. Parmağın şeklini bozmuş. 
Bu yazıyı evde yazıyor olsaydım, resmini çeker, eklerdim de, akşama eklerim artık. Parmağım görücüye çıksın.
O gün, nasıl kesildiğini hatırlamıyorum ama parmağıma pamuğu iple bağlayıp sokaklarda ablamla, annemi aradığımı iyi hatırlıyorum. Yara bandı da bulamadık herhalde. Pamuğu iple bağlamışız. Düşmüşüz yollara. Sonrası yine yok.
Başka öyle yara izimde yok. Galiba çok da yaramaz bir çocuk değilmişim.
Son bir iz gördüm şimdi. Sağ el avucumda. O zamanlar ortaokula gidiyordum ama. Sobanın maşası elimde. Tam olarak niye elimde olduğunu anımsamıyorum ama maşayı tutarken, kıstırıyorum bir şekilde etimi. Artık nasıl kıstırmışsa mübarek maşa, izini bırakmış avucumda. Dokununca hissediyorsun o izi.
Keşke hep böyle yara izlerimiz olsa. Anısı hatırlamaya değer. Hatırladıkça acıtmayan izler olsa keşke sadece hayatımızda...

Yorumlar

  1. Bacağımda 12 dikişlik bir yara var benimde. apandisit ameliyatımın izi var. çocukluğunu hatırlatıyor insana.. bunlar neyse de en ağırı kalp yarası oluyor.
    Yazmaya çalışmış kişi ye sevgiler, ama yazmaya çalışmamış çok güzel yazmış:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ameliyat izleri daha değişik oluyor. Ablamda da var.
      Teşekkürler. :) Elimden dilimden gönlümden geldiğince yazmaya çalışıyorum.
      Eksik olmayın.

      Sil
  2. Benim vücudumda öyle çok fazla yara izi yoktur. Su çiçeği çıkardığımda kalan bir iz var, bi de elimin üstünde fırında ısıttığım şey ısınmış mı diye bakma için elimi fırının içine soktuğumda çok ısınmadan dolayı bir anda elimi çekmeye çalışırken fırının üstündeki kırkırmızı ızgaraya değdi. cızbız yaptım elimi. :)
    haa illa ki vücutta mı kalmalı iz. mesela ben küçükken köyde çok üşümüştüm. Ayaylarımı sobaya dayamıştım. o kadar üşümüşüm ki çorabın sobaya yapıştığını çok sonra farkettim. Yıllar önceden kalan çorap izi hala köydeki evdeki sobada duruyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Su çiçeği izi de kalıcı oluyor, evet. Ben çıkarmadığım için, aklıma gelmedi o. :)
      Öyle bende yaktım bir kaç kez ama izsiz atlattım hepsini.
      İlahi, güldüm yani. :D Doğru yani. İzin illa bizde olması gerekmez. Ama cidden fena üşümüş o zaman. O kadar zaman hiç hissetmediğinize göre. İyi ayağınıza birşey olmamış.
      Benim en büyük yeğenim sobaya değip yakmıştı elinin ikisini de. Daha bebekten. Bir elinin avucunda izi kaldı onunda.

      Sil
    2. Hani artık bana siz demeyecektin :)

      Sil
    3. :) Teknik olarak demiş sayılmam. (Direk siz kelimesi aradım da yorumda)
      Tamam demem, alışkanlık işte. Geçer zamanla. :) :)

      Sil
  3. Benim de çocukluğumundan kalma bir kaç güzel izim var. Hatırlamak güzel ama aynı zamanda biraz buruk oluyor sanki. Bende izlerimle ilgili bir yazı yazmıştım. Müsade varsa burda linkini paylaşmak isterim. http://jotkar.blogspot.com/2012/04/kafamdaki-izler.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmem, benim çok yok diye herhalde, hüznümde az hatta hiç yok. :)
      okudum yazınızı. Daha önceleri de denk gelip okumuştum ama yorum bu güne imiş.

      Sil
  4. Benim de bir izim var elimde cam parçasından kalma. Çok ilginçtir ki aynı yerde aynı izi olan bir arkadaşla tanışmıştım yakın bir zamanda. Yarabbi galiba kaderimde bu çocuk var dememe varmadı olmadı o iş. :) hehe aklıma gelmişken bahsedesim geldi. :) Yalnız izler aynıydı yerinden boyutuna kadar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) İlginç bir tesadüf olmuş gerçekten. Kısmet artık. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…