Ana içeriğe atla

Net Var. Netlik Yok.

Geçen yıla oranla yüzde elli sekiz artış varmış. Ne de mi? İnternet denilince akla gelmemesi gereken siber saldırılarda. Adam hackerlik bir meslek mi oldu, nedir diye ekledi hatta.
Teknoloji ilerliyor iyi yönde ama kötü yöndeki artışı da görmemek olmuyor.
İnsan neredeyse aşkı bile internetten yaşıyor. Hayatı onunla birleşmiş artık.
Gözlemlerime göre, nette de en çok aşk, sevgi üzerine yazılmış yazılar ilgi çekiyor. Sonra internetle alakalı bilgiler geliyor. Yani insan internetini geliştirmek için yine internete başvuruyor. Deneme yanılma yolu da diyebiliriz. Zira, bu gibi cahil diyebileceğimiz bazı kişileri, maalesef bazı kurnaz geçinen kişiler kandırabiliyor. En bilindiği, sana güzel bir virüs postalıyor. Elindeki bilgisayardan bile oluyorsun.
Hesabını çalıyor, milleti dolandırıyor. Yani dijital hırsız oluyor insan.
Şimdi lafı nereye bağlayacağım, bilmiyorum. Sosyal medya çıkmış, millet acısını, sevincini, isyanını, onunu bununu orda paylaşır olmuş. Sende kalkıp aklından geçeni, ama alakasız bir şeyi, çıkıp yazmaya çekinir olmuşsun. Yazsan, duyarsız olacaksın. Yazmasan en iyisi. Ama sen özgür değil misin? Yoo.. nette bile sana karışıyorlar oğlum...
Neyse... İnsan yapabileceklerini yazmalı diyorum. Ciddi konularda yazarken hayaller işe karışmamalı. Yani ne biliyim, insan öyle büyük atmamalı yani. Büyüklük laflarında değil, kişiliğinde olsun. Elbet anlaşılır, nette bile olsa. Anlaşılmasa da, üzülme be, ot değilsin ya, vardır seninde netten gayri bir hayatın. Hem net bu, bugün varsın, yarın yok. Yaaa..

Yorumlar

  1. Güzel yazıydı doğrusu net söylemek gerekirse. Reel hayatta olduğu gibi, sanal hayatta da değerler zinciri oluşuyor. İyiler kötüler.. Güzeller çirkinler.. Doğrular yanlışlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Aynen... Gerçekte de olduğu gibi, yalanlar er geç çıkıyor ortaya. :)

      Sil
  2. Eline sağlık öncelikle... Senin de söylediğin gibi, sosyal medyada, yazsam mı yazmasam mı ikilemi en çok yaşanan durum benim için de... Ama her zaman için "içinde kalacağına paylaş" mantığı galip geliyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. :)
      Sanırım o ikilimi çoğu yaşamıyor ve düşünmeden yazıyorlar her şeyi.

      Sil
  3. :)
    en çok aşk sevgi ve net ha.
    iyi bilgi oldu ama bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) dediğim gibi benim gözlemim öyle.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…