Ana içeriğe atla

Soru - Cevap Güzelliği

Ben mimleri sadece cevaplıyorum. Sırf bu yüzden mimseverler tarafından bir gün darp edilme korkusu yaşıyorum. Tenhada bir gün kıstıracaklar da acımayacaklar hiç.
Bir soru- cevap güzelliği daha yaşamak ve yaşatmak için, sorulara geçelim. Değişik sorular. İlk aklıma gelenleri yazacağım. Ve tabi mimi yollayan sevgili blogdaş Pe Hito'ya teşekkürler.

1. Eğer düğünün olsaydı, nasıl olacak olurdu?
Olsa mı? Ne yani olmayacak mı benim düğünüm. Ne oldu ki... Bir şey mi biliyorsunuz da bana söylemiyorsunuz.. Heee... Diyerekten, laf çarpıtarak lafa giriş yapayım. Olsaydı, ne demek ya. İnsanı kalpten götürür bu soru.
Şimdi, direk mana edildiği gibi cevaplarsam eğer, düğünümün dışarıda bir mekanda olmasını tercih ederdim. Kır düğünü babında. Ferah ferah.. mis gibi. 
 
2. Yolda giderken sevdiğin idole rastlasaydın ne olurdu?
İdol... İyi de benim bir idolüm yok ki. Arada söylerim, bende bağlanma sorunu var herhal. Kimseyi öyle hayatımın merkezine hiç almadım. Kimseyi enine boyuna tanımak için uğraşmadım. Bende tutku noksanlığı var herhalde. Hiçbirşeye ya da kimseye deli gibi hisler hissetmedim şimdiye kadar. Ki bu zaman 29 yıldır. Az buz değil yani. Varın siz hesap edin gerisini işte.

3. Bir dizi karakteri olsan hangisi olmak isterdin?
Şimdi... karakter olarak bakmıyorum aslında ben dizilere. Akışına, öyküsüne bakıyorum. Böyle fazla abartılmayan, eğrisi ve doğrusuyla yaşayan insanları seviyorum ben. Dizilerdeki o doğrucu Davut tipli karakterlere hep uyuz olmuşumdur bu sebeple. Mesela dün akşam Jaugar adlı bir yabancı film vardı tvde. Oradaki adam, özünde iyi biri idi ama yanlışları da olan biriydi. Galiba ben, yanlış insanmış gibi görünen, görünmeye çalışan ama özünde iyi olan insanları seviyorum. Daha bir çekici geliyorlar bana. Nedense.. Ama kim o karakter denesiz, aklıma gelmiyor.

4. Hayatın bir senaryo olsaydı ve senaristi sen olsaydın nasıl bir senaryo yazardın?
Ben yazıyorum zaten senaryomu. Ama okuyan yok.
Boşverin benim senaryomu. İçiniz kararır.

5. Hep yaşamayı merak ettiğin, bir gün bu duyguyu tatmalıyım dediğin bir olay var mı?
Şimdi çok klasik gelebilir de, ben aşk nasıl bir şey, onu tatmak istiyorum.

6. Eğer olanaklarını göz önünde bulundurmadan, hiçbir şeyi düşünmeden istediğin mesleği seçecek olsaydın bu ne olurdu?
Grafik tasarımcı olurdum.

7. Farklı bir nedende dünyaya gelecek olsaydın, kimin görünüşünde olmak isterdin?
Görüşler hep muhim değil. Yaşamak önemli.

8. Hayallerine konuk ettiğin prens/prenses nasıl birisi?
Beni çok seviyor... muş... muş da muş.

9. Giyim tarzın?
Belli değil. Bazen klasik dersin, bazen spor. Bende bilmiyorum ki. Giyiyorum işte ne bulursam.

10. Seni en etkileyen dizi veya film sahnesi?
Çok var ki... Hangisini desem, o darılır. En iyisi susayım. Ve yırtmış olayım.

Yorumlar

  1. anammmm burda denetleme yokmuş, yorumlar cart diye yayınlanıyormuş ya :))))

    ayrıca ıssız bi adaya düşsem yanıma üç "ŞEY" alırdım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D :D Yorumu silmişsin. Ama ben gördüm ki...
      Evet, değişikler ama olsun. Anladın sen onu. :)

      Sil
  2. Sen bir cevapsın,

    Sen en az bir sorunun cevabısın!

    Hiç düşündün mü?

    Bir düşün;

    Senin sorun ne?

    Sen hangi sorunun cevabısın?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşaallah çabuk bulurum o soruyu. Çünkü cevap ne kadar manalı olsa da, sorusuz hep eksiktir.
      Teşekkürler. :)

      Sil
  3. Heeeeey cevaplamışsın, teşekkür ederim.
    :)

    Aşk seni bulsun, mutlulukla yoğursun
    :)

    YanıtlaSil
  4. her zamanki gibi çok sadesin.
    :)
    eh evet aşk iyi bişi olabilir senin için, umarım tabii iyisi olursa. kötüsü kötü olur, haliyle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) İyisi bulsun iyisi. Gelmişken iyisi gelsin tabiki de. :)

      Sil
  5. yannız hakikaten ıssız adaya düssen yanına alacağın 3 sey nedir...
    ask ile sevgi arasındaki 7 fark nedir gibi bisi olmus bu sorular:)))

    uyusuk hayal perest...
    askı mı merak ediyosun:))

    yahu hangi devirdeyiz herkes sabah asık oluyo aksama büyük ask bitiyo...
    sonra ertesi sabah tekrar oluyo :))
    oyle çok matah bisi de değil hani.

    "hayallerine konuk ettiğin prens prenses kimdir"
    bu ne yahu:))

    leydi dianadır.
    ne biliyim 2. elizabettir.
    ya da prens çarlstır.
    bu soruyu kınıyorum:))

    cevap,
    beni çok sevsin demisin.
    iyi de ne demek çok sevmek bunu bi açıklaman lazım...
    malum bunlar goreceli kavramlar.

    ha bak ben film sahnesini direk solerim...
    kadın kokusu.
    al paçino...
    tango sahnesi.

    ağlayasım geliyo o derece.

    bu arada
    bana mim felan gelmiyo da...
    burdan ozlemimi gideriyorum idare et:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler öncelikle. zahmet etmemişsiniz, uzun bir cevap vermişsiniz. Sevindim açıkcası. :)
      Tamam tamam, bundan böyle seçici olacağım mimli sorularda.
      Ben mümkünse ömürlük olan Aşktan alayım. :) Diğeri eksik kalsın.
      Sevmek işte.. sevmek denilince akla gelecek herşeyle yanımda olacak biri.
      Mim konusunda tembellik yapıp kimseleri mimlemiyorum ben. Ama güzel bir mim gelirse İnşaallah sizi unutmam ve mimlerim. :)

      Sil
    2. bi anlasma teklif ediyorum...

      sen bana "siz" deme...
      ben de sana "sen" demiyeyim.

      deal:))

      Sil
    3. Ne diyeceksiniz peki? :) Tamam demem "siz".

      Sil
  6. haha güzel cevaplar yalnız gözüme pek karamsar geldin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) eh birazcık olabilirim.. galibaa.. :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…