Ana içeriğe atla

Boş...


Boş işler, boş hayaller, bomboş bir dünya.

Sorguluyorum kendimi. Ne var elinde, dolu olan...

Yüreğinde ne var peki ? Ya aklında...
ya kalbinde...

Bant kopuyor. Yüreğim sıkışıyor..
Dilim tutuluyor.

Sadece içten içe düşünceler. Hayaller..

Ama yapılan tek bir şey yok.

Neden?

Şükrü dilimden düşürmemeye çalışsam da, biliyorum, yetmiyor.

Başkalarının yaptıklarını gördükçe, okudukça iç geçiriyorum.

Aklımdan geçenleri, hayata geçiremiyorum.

Susuyorum, kalıyorum.

Ömür geçiyor. Zaman geçiyor. Saatlar akıyor gidiyor.

Ben ise;

Boş işlerde, boş hayallerde..



 

Yorumlar

  1. Hayatın bir ucundan yakalamaya çalışırken,
    dikkat etmemiz gereken
    bizim mi hayatı, yoksa hayatın mı bizi peşinden sürükleyeceğidir...
    kendin nereye gitmek istediğini bilirsin ama
    hayatın seni nereye götüreceğini kimse bilemez....

    sen bir arpa boyu yol alamadım derken,
    bir bakmışsın, hayallerinin bile bir adım ötesindesin...

    Kısaca: Su akar yolunu bulur...

    YanıtlaSil
  2. sadece sen mi?hepimiz öyle değil mi://

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de... Ama insan kendini daha iyi bilirmis ya. Öyle derler.
      Teşekkürler.
      :-)

      Sil
  3. Hayata neden geldiğimizi daha çok arar olduk hepimiz, karşıma böyle sorgulamalar daha çok çıkıyor sanki, ben de eskisinden daha çok sorguluyorum.
    :)
    Bak bir kızın olsun ve ona gülmeyi öğret yeter.
    Ruhumuzun tatmini çok güç oldu sanırım.
    Ayrıca bak sen olmasan Kurt Seyit ve Şura'yı kaçırdığımı nereden öğrenecektim.
    ;)
    Bence benim senin yazdığın yazılardan bir tanesinde kendimi sorgulamam bile senin için yapılmış koca bir eylem
    Bak silkeliyorum seni hadi gel kendine.
    Sevgilerimle
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçimdeki boşluğun nedenini çevremde şu sıra çok sık gördüğüm için galiba bu sorgular. :)
      Bu belki de evrenin bana mesajı. Sende yapabilirsin, yapmalısın, diyor banada.
      Ama ben kendime gelemedim.
      Büyük bir iyilik etmişim. :)
      Çok teşekkürler.
      Eksik olmayın.
      Benden de kocaman sevgiler.. :)

      Sil
  4. hayatımız bu işte. düşünme bırak akışaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle yapmalı değil mi.. yaptığı, yapabildiğini yap. Gerisini salla. :)

      Sil
  5. Çok düşünüyoruz, çok yoruyoruz ve çok üzüyoruz. Peki elde ne var elde var koca bir sıfır en iyisimi bırakalım hayatı nereye varırsa varsın yolu biz içinden gülücükler toplayalım hüzünleriyse toplayıp denize atalım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, elde koca bir sıfır kalıyor.. :)
      En iyisi bu galiba.
      Gülümsemek..
      :)

      Sil
  6. Kendi hayatımıza "kendimizin" ekledikleri aslında hayat..
    "kader" denilen olgunun var olduğunu ama düz bir kavramla bize sunulduğunu düşünüyorum. en net kararlar onda. ölmek , doğmak , evlenmek gibi. diğer seçenekleri sunuyor aslında bize hayat.
    tek çare kanatlanmak demiyorum ama yine de bir iki kanat çırpmayı denemeli

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben hayatın her saniyesini kadere bağlıyorum. İlmik ilmik işlenmiş gibi..
      Ama tabi burada kendimi yok saymıyorum.
      İsteklerim az hedeflerim yok. Var gibi görünse de ya hayal ya da kuru laflardan ibaretler..
      Hiçbirşeyi tam yapmadığımı düşünüyorum. Kulluğumu bile..
      Eksiklerim çok ama aynı yerimde kalmayı seçiyorum hep..
      O yüzden boş geliyor yaptığım rutin işler.. dünya.. hayaller..
      Teşekkür ederim. :)

      Sil
  7. Hayat fani, ölüm ani, her şey boş, haydi coş. :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…