Ana içeriğe atla

Eski Seçim Zamanları ve Değişiklikler.

Seçime çok az kaldı. Oy pusulaları (seçmen bilgi kağıdı) dağıtıldı. Sandık görevlileri eğitimlerini tamamladı. Şimdi herkes sanki biraz gergin, biraz heyecanlı 30 Mart'ı bekliyor.

Değişen çoğu şey gibi, seçimle ilgili de çok şey değişti. Belki çoğu kişi bu değişikliğin farkında bile değil. Ya da bana öyle geliyor. :)

Örneğin, eskiden seçmen olan bizlerin oy kullanma yaşımız geldiğinde başvuru yapmamız gerekiyordu. Adres değişikliğinde de başvuru yapmak lazımdı. Ama şimdi öyle değil.
Ben, bu başvuru zamanlarına denk gelip yapanlardan biriyim. Bilinçli bir aileymişiz vesselam. Zira, bilmem kaç yaşına gelmiş olup, başvuru ypamadığı için oy kullanmayan insanlar tanıdım ben.
Peki nasıldı bu sistem. Anlatayım. Kime ne faydası olacak bilmiyorum ama içimden anlatmak geliyor kardeşim...
Önce muhtarlığa başvuru yapmamız gerekiyordu. Muhtarlıktan kendim ve ablam için Yeni Seçmen Başvuru Formunu, diğer ablamlar ve anne-babam için de Seçmen Bilgi Değişikliği Formu (adları daha değişik olabilir ama aklımda kaldığı böyle) almıştık. Her birimiz için bir form. Onları doldurmamız gerekiyordu. Bir de o zamanlar seçmen numarası diye bir şey vardı. Kimlik numaraları henüz bu kadar kullanılmıyordu.
O formları doldurunca işimiz bitti sanmayın. O formları daha sonra merkezdeki İlçe Seçim Kurulu'na götürdük. Oradada kuyruk vardı. Yeni seçmenlerin ve bilgi değişikliği olanların kuyrukları ayrı idi. O kuyruklarda bekleyip, kayıt yaptırdık. Böylece seçimde oy kullanacak bir seçmen olmuştum.
O ilk oyumu kullanacağım seçimde verilen oy pusulamı hala saklarım. Mavi renkli. Bakın onlar bile değişmiş. Şimdikiler siyah beyaz ve incecik basit bir kağıt. O zamankiler daha kaliteli kağıda ve renkli basılıyormuş. Unutmazsam resmini eklerim de görürsünüz. Belki de hiç görmemişsinizdir renkli seçmen kartı.. :D Bir de bir hıhhh.. diyeyim.
Bu uygulamayı sonraki seçimlerde hep muhtarlıklar üstlendi. Yani formları orada doldurup, muhtara teslim ediliyordu. Muhtar süre bitince seçim kuruluna teslim ediyordu. Yani vatandaşı o kuyruktan kurtarıp daha çok seçmen kazanma umudu taşıdıklarını söyleyebiliriz.

Peki şimdi iş nasıl oluyor. Adresle birebir gidiyor. İlk kez oy kullanacaklara otomatik çıkıyor. Vatandaş sadece adres değişikliği yaparak oyunu da taşındığı yere götürüyor. Ama yine de oyu çıkmayanlar oluyor. Neden? Çünkü vatandaş adres değişikliğini de gidip bildirmeyi ya unutuyor ya da üşeniyor. Sonra da adresi siliniyor. Oyu da gidiyor. Sonra diyor ki, benim oyum niye çıkmadı. İnsanı deli ediyorlar.

Görüldüğü gibi çok şey değişmiş güzel memleketimde. Ve çoğu şey hiç değişmeden kalmış. Sorumsuz insanlar...




Yorumlar

  1. Bizim seçmen bilgi kağıdımız da kapıya geldi sağ olsun. Hoş nerede oy kullanacağımızı biliyorduk ama yine de güzel bir uygulama. Herkes oyuna sahip çıksın ve oy kullansın!!:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim muhtarda dağıttı. :) Genelde böyle yaptılar galiba, oy toplamak için.
      Ama biliyor musun, yine de memnun olmayanlar var.. :)
      Kesinlikle.

      Sil
  2. Benim seçmen bilgi kağıdım gelmedi Efendim. Sadece hüviyet ile oy kullanamaz mıyım ? Bence kullanırım. Sizce ? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hımmm.... Bence de kullanabilirsiniz Efendim. :) :)
      Hosgeldin bu arada. Kullanacağın yeri de biliyorsan no problem.. :D

      Sil
    2. Hoşbulduk Efenim. Adını biliyorum ama yerini bulmam biraz zaman alacak :D

      Sil
    3. İyisin İnşaallah..
      :D
      Bilmediğin yer olunca. Ama uzak degildir kanımca. Oy yerleri yakın okullara oluyor. Sınav yeri gibi değil. :)

      Sil
  3. sonrada diyorlar ki ben oy vermedim ondan böyle oldu.
    oyuna sahip çık kardeşim alla alla onu da mı ben diyim :P
    ben de gaza geldiysem demek ki :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Oyuyla herşeyi değiştirebileceğini söyler ama seçime saatler kala oyum nerede der..
      :) :)
      Yok biz buna bilinçli vatandaş böyle olur, diyelim. :)

      Sil
  4. Oy kullanmayanın şikayet hakkı da yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet.
      Çorbada tuzun olsun misali..
      :)

      Sil
  5. Yıllar önce ölenlere de seçmen kağıdının geliyor olması gerçek midir,
    yoksa bir şehir efsanesi midir?

    Çok merak ettim yaw :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D
      Aslında gerçek.
      Peki nasıl oluyor ki, derseniz. Şöyle oluyor. Ölen kişinin nüfustan düşmemesi nedeniyle oluyor. Aslında o kişi hep kayıtlarda mevcut durur ama ailesi seçimde oyu çıkınca farkeder durumu. Olay bu yani..
      Bu durumda genelde köyde yaşamış ve ölmüş çocuklarda görülüyor.

      Sil
  6. Oldukça değerli bilgiler verdiğin, teşekkür ediyoruz
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim. :) Gerçi bilgiden riyade anılar var.
      :)

      Sil
  7. sayende bilgilendim ya.
    şu seçimler bir bitse ya.
    bi de bi akıllanabilsek.
    tam ortadoğu ülkesi olduk, oryantal yani.
    ah bi kuzey avrupa olabilsek :)

    hiç oy kullanmıyom ben ya. doğru değil ama hiç içimden gelmedi şimdiye dek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim. :)
      Düzelecek İnşaallah.
      Belki bu sefer gelir. :-)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…