Ana içeriğe atla

İtiraf.

Yeni aldığım ve ilk kez giydiğim ayakkabımda bir leke gördüm. Ooo.. nereden bulaştı şimdi ya.. diye üzüldüm hatta. Baktım, sanki boya sıçramış. Peçeteyle sildireyim dedim, çıkmadı. Peçeteyi ıslatıp denedim. Yine olmadı. Hatta bir baktım dağılmış, büyümüş leke.
Ahaa.. Sonra bende bir ışık çaktı.
Sizde de oldu mu?
Ayakkabıma meğer su leke yapıyormuş. Su lekesiymiş onlar. :D Kuruyunca geçiyor.
Bunu anlayınca çok sevindim.
Zira şimdiye kadar aldığım en pahalı ayakkabılarımdır kendileri. Daha ilk günden başlarına bir iş gelmesi beni deli ederdi, itiraf ediyorum.. :)








Yorumlar

  1. ayakkabıcının kafasına fırlatırdın artık :)))

    YanıtlaSil
  2. Yağmurlu havalarda puantiyeli ayakkabılarınla çok şık olursun :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D artık puantiyeli mi olur, iki renk mi olur bilemem..

      Sil
  3. Bu su lekesi olayı benim de sıklıkla başıma geliyor. Bir anlık heyecandan sonra durumun farkına varıp rahat bir nefes alıyorum. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D
      Birde açık renk olunca, lekede koyu renk oluyor. İlk kez başıma geldi benimde. :)

      Sil
  4. Sadece su lekesi olmasına ssevindim
    Arkadaşımın nişan kıyafetine de su böyle lekeler bırakıyordu ama sorun şu ki onlar kuruyunca geçmedi kız nişandan bir gün önce alel acele kıyafeti kuru temizlemeye vermek zorunda kaldı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bazı kumaşlar böyle cins oluyorlar ne yazık ki..
      Böyle cins kumaşlarla özel günlerin kıyafetini seçmemek lazım bence. :)

      Sil
  5. Neyseki sorun yokmuş. Ben de kıyamam yeni aldıklarıma :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) İyi bari bir ben değilmişim onları kıymetli gören. Gerçi ben yaptığım temizlik sonrası da kirlenmesini sevmem. :D

      Sil
  6. hah haaa ben hep dondurma dökerim biliyon muuu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ooo.. kötü oluyordur. :-)
      Demek ki ayakta yememek lazım. :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…