Ana içeriğe atla

Neşe..

Neşe, dünyanın en güzel en etkili en büyüleyici kokusuna sahip. Koklayıp, şöyle bir içine çekenler, kendinden geçiyor. Buram buram yayılıyor kokusu. Kokusunu alan herkesin ruh hali değişiyor. Neşeleniyor. Yüzlerine kocaman bir gülücük konuyor.

Sen sen ol, neşeni susuz, burnunu tıkalı hiç ama hiç bırakma.

Bırak.. dağılsın neşen etrafa..
Sarsın dört bir yanı... esirgeme bu güzelliği kimseden..

Bırak.. neşe koksun her taraf.. 


Yorumlar

  1. Neşe panrodanın kutusundan kaçmış bigün
    arkasında umudu bırakarak
    ama gerizekalı pandora naapmış?
    gitmiş kutusunu kapatmış
    umudun ona olaşamayacağını bilmediği halde.
    şimdi insanlarda hep umut var
    pandoranın umudu
    bide yakalarsan neşede geliyo işte
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) umutla yakalayalım o halde neşeyi..

      Sil
  2. Burnumuz tıkalı değil ama diğer pis kokular arasında neşe kaybolup gidiyor gibi. Daha fazla neşeye ihtiyaç var. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O halde neşemizin suyu azalmış olabilir.. :)

      Sil
  3. Hamiyet Akan, sevgili blogdaşım, akşam tablette yorumuna cevap yazmak için konunun ismi yerine sil'e tıkladım ve maalesef yorumun silindi. Çok üzgünüm. maillerde de yorumu silmiştim ama bu sabah başka yorum gelince, sizin yorumda geri gelmiş maillerde. Bende şimdi aynen yayınlıyorum. Beni affedin olur mu?

    " Bak şimdi dışarıda kuş cıvıltıları var masamda ise bir sürü iş beni bekliyor ama ben neşeliyim :) Çünkü neşe kokuyor her taraf :) Neşe her daim seninle olsun arkadaşım :) "

    Neşe her daim bizimle olsun..
    sevgiler.. :)

    YanıtlaSil
  4. Yazınla geldi o gülümseme bana.
    Ne güzel olmuş bu post, çöl sevdim
    :)

    YanıtlaSil
  5. neşemi benden aldılar,ben hiç içimden gelerek gülemiyorum,rol yapıyorum hep
    kendi başımayken ya ağlıyorumdur,ya da ağlamamak için savaş veriyorumdur

    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayırdır..
      Neşe gelsin bulsun sizi, kokusu sarsın dört bir yanınızı. :-)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…