Ana içeriğe atla

Paylaşımlardaki Hainlikler..

Bu yazı, haftasonu da çalışmış bir insan psikolojisi ve twitter olmayınca facebooka saran insanın düşünceleriyle harmanlaşmış bir ruh hali ile yazılmıştır. Artı olarak, canı sıkılmaktadır. Konu bulamamaktadır.

Şimdi...

Facebookta, Allah'ını seven paylaşsın, peygamberini seven paylaşsın, Allah için paylaşın, diye yazılı olan paylaşımları niye paylaşıyorsunuz?

Sadece meraktan soruyorum.

Paylaşınca seven olunuyor da, paylaşmayan sevmemiş mi oluyor, tövbe tövbe...

Bunu yapanın asıl niyetini anlamak zor mu? Beğeni rekoru kırmak sadece. Bakalım bunu Allah için kimler paylaşacak..  kaç kişi var.. bilmem ne..

Bu durum bir bana mı saçma geliyor !?

Sonuç, kırılan paylaşım ve beğeni rekoru. Kim kazandı, tabiki o. Paylaşımı rekor kırdı, daha ne olsun. Paylaşan bizde (ki hiç paylaşmadım öyle şeyler ama çoğul konuşmak istiyorum), sözde Allah sevgimizi göstermiş olduk.
Şimdi kiminiz diyebilir ki, onlar bazı şeyleri insanlara göstermek, bilinçlendirmek için oluyor.. falan.. İyi güzel de altına Allah için yazmanın manası ne.. Onu anlamıyorum. Onu yazmasa paylaşılmayacak kadar değersizse zaten o notu düşmesinin bir anlamı yok. Paylaşacak kadar iyiyse de o nota hiç gerek yok. İstediği rekor paylaşımı zaten olur. Ama işte bence orada niyet rekor sadece. Yine aynı şey.. 


Bu aynı, neyse benzetme yapmaya korktum şimdi. Günaha girmeyeyim, yanlış bir şey yazıp. Anladınız siz beni. Değil mi...




Yorumlar

  1. Anladık, sen hiç merak etme. Sonuna kadar da katılıyorum ayrıca. Milletin işi gücü yok, nelerle uğraşıyor. Yok bişey değil, çarpılacaklar. Haberleri yok :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de beğeni rekoru kırıyor da ne oluyorsa artık.. :)

      Sil
  2. Allah'ı başka şeylerde hatırlamayan insanoğlu konu kendisi ve çıkarları olunca birden hatırlayıveriyor, ne garip!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ve düştüğümüz ikinci hatada dara düşünce hatırlamak oluyor..

      Sil
  3. Sanal dünyaaaaa:):) Nasıl bir mantık beklenebilirki o ölümü gör paylaş diyen kimbilir nasıl biri? Sanal dünyada herşeye inanıp, ona göre hareket etmemek lazım..Adı üstünde sanal, :):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen. Sanal bir dünya. Ama görüldüğü gibi gerçek dünyayı da karıştırıyorlar. :)

      Sil
  4. "Allah' ı seviyorsan paylaşırsın, paylaşmıyorsan sevmiyorsun demektir" yazmış bi arkadaş da :)) başka bi içerik yok, hepsi bu... e haliyle paylaşmadım.:))

    YanıtlaSil
  5. Allah sevgimi arkadaşa onaylatmam gerekliymiş demek ki :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hımm.. bu bir çeşit anket galiba. Bakalım arkadaşlarımdan kaç kişi seviyor, sevmiyor anketi. :D
      Sonuca göre takılacak belki de. :)

      Sil
  6. Facebooktan da hiç hazzetmiyorum ben

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Bende pek sevmem. Canım sıkıldıkça bakıyorum işte. Blog yazılarımı paylşaıyorum falan. :)
      Gerçi içlerinden okuyan var mı, pek sanmıyorum ama. :D

      Sil
  7. dini facebook'a alet etmeyelim diyorum :D

    YanıtlaSil
  8. Çok saçma aynen katılıyorum sadece paylaşım değil ki resme bakayım diyosun yanında bir yığın sayfa yorumu Allah ını seven sayfayı beğensin takip etsin bilmem ne bir de geçen gün gördüm bir tanesi Bismillahirrahmanirrahim yazmış sonra sayfayı beğeniyorum falan yazmış komik ironik anlamak güç.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Evet, komik ve anlaması güç işler. :)

      Sil
  9. haklısın tabii. deli salak çok işte napcan :) sondakini anlamadım ama valla bak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Çoklar de mi..
      olsun boşver.. geneli anladıysan sorun yok zaten. Orada geneli de kastettim çünkü. :)

      Sil
  10. Onların amacı sayfalarının ne kadar popüler olduğunu reklam verenlere ya da sayfayı almak isteyenlere göstermek. Sonuç; sayfa ya yüksek miktarda satılır ya da sürekli reklam geliri elde edilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok derin bir amaçmış. :-)
      Ve amaçlarina ulaşıyorlar.

      Sil
  11. Bence çok haklısın, aynı şeyi bende düşünmüşümdür.
    Facebook hesabımı kapadım böyle bir sorunumda kalmadı.
    Yakında o da tamamen kapatılır zaten, paylaşılacak hiçbir şey kalmaz.
    Sevgilerimle
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) her biri tek tek gidiyor galiba cidden de..
      Sevgiler..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…