Ana içeriğe atla

Yumuşacık Dudaklar İçin Ne Yapmalı ?

Her gün farklı telden çalmayı seviyorum.

Bu gün çok farklı bir boyuta gidiyoruz. Kişisel bakıma. Dudak bakımına. Siz sevgili blogdaşlarıma kendi keşfettiğim bir, nasıl tabir etsem ki, çözümü paylaşmak istiyorum.
Aslında küçük bir pratik bilgi de diyebiliriz.

Malum, en çok kış aylarında dudakların bakımı güçleşir. Çatlar, kurur. En kötü tabirle, iğrenç olurlar.
İşte dudakları ilk günkü gibi pürüzsüz yapmanın ve ölü, çatlak deriden kurtarmanın formülü;

Sakız çiğnemek.

Çok şaşırdınız değil mi? Ama inanın işe yarıyor. Sadece bende öyle olduğunu sanmıyorum.


Efendim, şöyle yapıyorsunuz. Sanki farklı bir şey yapılacakmış gibi konuşuyorum. 
Sakızı çiğniyorsunuz. O kadar. Ama kanımca sokakta değil, evde çiğneyince oluyor. Çünkü dudaklar sokakta yine kuruyor. Bir süre çiğnedikten sonra, ki yaklaşık bir saat, dudağınızdaki o çatlamış kurumuş ölü derinin yumuşamış olduğunu farkediyorsunuz. Elinizle lavaboda suyla birlikle o yumuşamış kısımları sildirin.
Göreceksiniz ki, dudaklarınız yumuşacık olmuş. Oh mis. :D

Dediğim gibi, bu bende çok iyi işe yarıyor. Dudaklarım yenilenmiş gibi oluyor. Çünkü üstündeki o kurumuş deriden kurtuluyor dudaklar. Ama temizleme işlemini yapmazsanız, bir işe yaramaz. Onu da belirteyim.

Bir deneyin bakalım, eminim sizde de işe yarayacak.

Çatlatsız, yumuşacık dudaklara sahip olduğunuzda, içinizden, şu işe yaramaz uyuşuğa, bu keşfi için bir teşekkür ve aynadan bir gülücük attırıverin, kafi. ;)


Yorumlar

  1. Yanıtlar
    1. İnşaallah olur. :)
      Bir pratik bilgi verelim, dedik. bakalım bir bana pratik çıkmaz İnşaallah. :D

      Sil
  2. Hah haaa bu kadar basit yani ve sen mi keşfettin merak ettim
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galiba sanırım benim keşfim. Başkası da keşfetmişse bilemem tabi. :D

      Sil
    2. Ben ilk kez senden duydum
      :)

      Sil
    3. Ama daha denemediniz...
      :) :)

      Sil
  3. ilahi...güldüm güzel bir yol :) Sakız çiğnemek mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu an çiğniyorum. :-)
      Evet şaka gibi.

      Sil
  4. du bi deniyeyim bakayım :d

    YanıtlaSil
  5. bende sakız çiğnenmesinden çok rahatsız oluyorum :/ kendim zaten sevmem de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle uluorta çiğnenmesi beni de rahatsız eder. Ama ben evde, yabancı yokken çiğniyorum. :D
      İyi geliyor bana, hem diş temizliği de oluyor. :)

      Sil
  6. denerim. sakız çiğnemem ama çiğnerim nolcak ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir iki saatcik, kimsecikler yokken. :) :)
      Bakalım işe yarayacak mı... :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…