Ana içeriğe atla

Dört Yılda Bir Fırça Değişimi

Bilin bakalım bu ne fırçası?
Bir ipucu vereyim. Temizlik için kullanılıyor. Hassas bir temizlik için.
Bilemedin mi? O halde sen kesin, olması gerekene uyuyorsun ve fırçanı 3 ayda bir değiştiriyorsun.

Şimdi bildin mi? Diş fırçasından bahsediyorum.
 Yapılan araştırmanın hazin sonucu bu maalesef. Çoğunluk diş fırçasını 4 yılda bir değiştiriyormuş. Sonraki çalışmalarla bu 3'e, 2'ye inmiş ama yinede durumu kurtarmış gibi görünmüyor değil mi?
Estetik amaçlı diş bakımı yaptığımız, bu yapılan araştırmanın diğer sonuçlarından. Özellikle biz bayanlar bunu yapıyormuşuz. Diş beyazlatma veya cilalama işlemi.
Diş ipini de gerçekten ihtiyaç duyan hergün kullanmalıymış. Haftada bir kullanmak kafi. Üstelik düzgün kullanılmazsa yarardan çok zararı oluyor. Zira dişetlerini zedeleniyor.
Şimdi kaçımız 6 ayda bir diş doktoruna gidiyor ki? 1, belki 2. Belki de 3 kişi çıkar. Ben gidemiyorum. İstiyorum ama hep erteliyorum.
Ama gidilmesi lazım. En azından bakımı yapılır. Diştaşları varsa temizlenir.
Diş doktorları en çok korkulan doktorlardandır. Belki de tek. Dişlerimiz bu kadar hassasken onları ihmal etmek, sadece cahillik. Üstelik onların bakımsızlığı sadece ağzımızı etkilemiyor. Kalp hastalıklarını tetikliyor, diyabeti de, başka hastalıklarıda.
Günde iki kere, sadece 3 dk. fırçalamak yetiyor. Kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan. Fırçalama süresi 2 de olur. Ama az olmasın.

Şimdi... Gülümseyin... :)

Yorumlar

  1. Diş macunu ve fırça ile ilgili bir konu olunca eski kayınvalidem gelir aklıma. Ne zaman misafirliğe gelse hemen ona yeni bir diş fırçası verirdim. Ama o paketinden bile çıkartmaz çocukların banyosunda saklamayı unuttuğumuz hangi fırça varsa birini kullanırdı. Bahanesi evlere şenlik; "iki gün kullanacağım zaten yenisini ziyan etmeyeyim."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Yeni, eski.. Sanırım eskiden bir fırçayı 4 yıl kullanmanın nedeni (bahanesi) buydu. Daha yeni bu fırça.

      Sil
  2. bir de unutmamak lazım tabi, çürük çocukluğa özgü bir sorun değil. çocukluğu çürüksüz atlatınca, bir daha bana uğramaz diye düşünüp, bakımı aksattım ki bissürü çürük oluşmuş şimdi sniff sniff

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında çocukkenki çürükler mühim değil. Zira onlar gidiyor, yenisi geliyor. :)

      Sil
  3. ben dislerden cok cektim bea :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kim çekmiyor ki.. Geç kalmış sayılmayız ama. Hala ağzımızda diş var. :)

      Sil
  4. Merhaba. Dişlerime ben de çok dikkat ediyorum. Belki de bu sebeple diş hekimine gitmiyorum. Kontrolü de ihmal etmemek gerekli ama en başta iyi bir temizlik tabi ki. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, evet tabiki. Sen doktoru hiç ihmal etme ama kendine de hiç bakma hastalanmamak için. Bunun gibi yani. Haklısınız.
      Sevgiler..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…