Ana içeriğe atla

Her Eve Bir Tesisatçı

her eve lazım” diye bir laf vardır. Ve bencede her eve tesisattan, bozulan, arızalan eşyaları en kötüsünden kurcalamak için, bir tesisatçı lazımdır.
 Dün, birkaç gündür akıtmayı baya ilerleten musluğun yerine yeni musluğu taktırdık. Toplamda 20 lira gitti. 10 lira musluk ücreti, diğer 10 lirada 2dk.da değiştirmenin emek parası.
Bence çok para. Hani ben cimriyim ya. Aslında boşa gitmiş bir para değil. Ama insan -ben-, hani böyle 2dk.da yapıldığını görünce, bu muydu ya diyor.
Eskiden bu gibi, özellikle musluk, tamir işlerini babam yapardı. Ama artık yaşlandı adamcağız. Göz tansiyonundan dolayı bir gözü görmüyor. Hemen yeri gelmişken de belirteyim. Siz siz olun, göz rahatsızlığınızı, göz tansiyonunu ciddiye alın. Benim babam, doktor sevmez biri idi. Neticede de geç kaldı.
Evet, küçük hatırlatmadan sonra konumuza dönelim.
Diyorum ki, şöyle ev hanımlarına özel, böyle basit tamir işlerini, tesisat işlerini öğretecek bir kurs olsa. Kendi işimizi kendimiz yapsak, güzel olmaz mı?
Camımızı kendimiz siliyoruz, yanmış ampulleri kendimiz değiştiriyoruz. Ee damlatan bir musluğu da değiştiremez miyiz biz? Bence yaparız. Dün gördüm, hiç de öyle zor değilmiş. Hadi tek başına son hamle döndürmeyi başaramadın, biri ile birlikte çevirirsin. Olma mı? Olabilir pekala.
Sözün özü, evde bu gibi tamirat işlerinden anlayan biri olmalı. Olmalı yani.

Yorumlar

  1. Bu tarz işler için yıllardır babam başımın etini yer durur. Musluğu tamir et, tıkalı lavaboyu aç, kapı kilitlerini yağla... Haklılığını şimdilerde anlıyorum; ama onun umduğu denli başarılı değilim. Üstelik onun gözünden kaçan ve bana zamanında gereksiz görünen nice iş güç var ki kendi kendime öğrenmek zorunda kaldım. Soba yakmak, baca temizlemek gibi.
    Sanırım sorun, kendine yetebilmekte.

    YanıtlaSil
  2. Tıkalı lavabomuzda var aslında. :D
    Onu diğer yollardan çözmeye çalışıyoruz. Kapı yağlamak kolay aslında. Belkide en kolayı. Yere damlatmadan olmaz ama. :)
    Anneler der ya, yaptığın bana ise öğrendiğin kendine. Babalar da öyle.

    YanıtlaSil
  3. Ben de alt kat komşu ile papazım bizim banyodan sızıntı var diyor, ayvayı yedik dünya para :))

    YanıtlaSil
  4. İnşaallah çok ciddi birşey değildir.
    Üstelik hem size, hem onlara sıkıntı. Başka bişey değil.
    Parasıysa cabası. :) :)

    YanıtlaSil
  5. Bauhaus ta zaman zaman bu tur egitimler oldugunu duymustum. Hatta laminant parke kaplama ve halı kaplama konusunda bile musterilerine ucretsiz kurs veriyorlar.
    Degerlendirmek lazım :)

    YanıtlaSil
  6. Onlara gerek kalmaz İnşaallah. :)
    En azından damlayan bir musluğu tamir etmeyi öğrensek yeter gibi. Musluk bu, illa damlatıyor çünkü.
    Ama böyle kursların varlığını bilip, takip etmek lazım cidden. (:

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…