Ana içeriğe atla

Muhtarlıklar Şehirde Kalkıyor - mu

Muhtarlığa yılda kaç kez gidersiniz? Belki bir kere, belki de hiç. Muhtarınızı bile tanımıyorsunuz belkide.
Ama muhtarlığa bir kez gidip, orda biraz zaman geçirince, öyle çok kişinin geldiğini göreceksiniz ki. Hem öyle sadece evrak almak içinde gelmiyor vatandaş muhtarına.

Kimisi sırf, kapısından geçiyorken selam vermek için uğrar.
Bazısı, bir derdi vardır. Derman aramaya ilk muhtarının kapısına
gider.
İş, aş, kiralık ev yahut ne bilim kiracı bulmak için gelir. Ölmüştür belki bir yakını, eşi de, ne yapmak lazım şimdi, nerelere gitmeli diye, muhtarına danışır.
Kocasıyla kavga etmiştir de, arabulucu olsun diye gelir muhtarına.
Ya da oğlu/kızı biriyle evlenmek istiyordur, kimdir necidir araştırmaya ilk muhtara gider.

Muhtar bilir derler. Devlet bile, bazı hususlarda sorar muhtara, tanır mısın bu vatandaşı diye.
Evrak yükü azaltılmaya çalışılıyor. Ama azalsa da bitmedi bu bürakrasi. Mesela, kimliğiniz mi kayboldu ya da çocuğunuzun kimliğine resim mi koydurulacak, ilk başvuru adresiniz hala muhtarlıklardır.
Hala bazı devlet evraklarında muhtar onayı lazımdır. Örneğin; yeni çıkan şu genel sağlık sigorta işlemlerinin bazısında, tarım sigortası ve asker maaşı işlemlerinde.
Ama gelin görün ki, aynı devlet, artık muhtarların işi bitti diyormuş. Fazla işlevleri kalmadığını belirtmiş. Amma şehir muhtarlarının, köy muhtarlarının değil. Onları ayrı tutuyorlar.
Halbuki benim yukarıda anlattıklarım şehir muhtarlıklarında hergün olan şeyler neredeyse.
Kimi vatandaş için muhtarlıkların bir anlamı yoktur. Şimdiye kadar hiç işi düşmemiştir. Olsun olmasın hiç fark etmez onun için.
Ama kimisi vardır ki, ayda en az bir kez uğrar. İşi düşer ister istemez. Muhtarını bulamadığı zaman işi rastgitmez.
Ben şunu biliyorum; vatandaş dara düşünce, en basiti aklına bir şey takılmışsa, en yakınına, olmadı muhtarına gidip soruyor. Onun için olmaması büyük noksanlık, kayıptır.
Devletin yeni düzenlemesi, muhtarların işini kaymakamlığa ve belediyeye vermeyi içeriyor. Halbuki vatandaş, onlara gitmek için, önce muhtarına gidiyordu. Çünkü muhtar, mahallesinden biri idi, onun komşusuydu, ona yakın biriydi. Ve belediyeler her mahalleye yakın olmaz değil mi? Vatandaşın, muhtarı ilk uğrak yeri olarak seçme nedeni de bu yakınlıktır işte.
Son olarak belirtmek isterim ki, muhtarlık maaşı sanıldığı kadar yüksek değildir. Ortalama 350 T.L.dir.

Yorumlar

  1. Çoğunluğu evet üzülüyor. Kimide azalan evrak büraksisinden sonra bekliyordu bu sonu.
    Bilmiyorum en çok vatandaş üzülür gibi geliyor bana.

    YanıtlaSil
  2. şuan devletin tüm kurumları muhtara gelir. jandarma,polis, maliye,fakir fukara fonu,sosyal hizmetler,ptt,ilçe tarım,ziraat odaları,tedaş, daha sayamdıgım kurumlar gelir o mahallenin muhtarından bilgi alır.En kısacası vatandaşın sokak lambası yanmaz muhtarını bulur.yukarda yazılan yazılar harfiyen dogrudur.Bir muhtar olarak hayal perest kardeşim dogruları yazmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler yorum için.
      Muhtarlığa çok çok yakınım, ordan biliyorum.
      Sokak lambası mevzusunu nasıl atladım ben. Haklısınız.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…