Ana içeriğe atla

4. Antalya Televizyon Ödülleri Adaylar Listesi.


Nicedir diyordum, kendi kendime. Ödül zamanı geldi de, bu adaylar niye açıklanmıyor diye. Nihayet açıklanmış.


Ödül gecesi 27 Nisan Cumartesi.

Şimdi adaylar arasında Karadayı dizisini görünce şaşırdım. 
Çünkü.. Antalya Televizyon Ödüllerinde yapımcılar kendileri başvuru yapıyor. Ve bildiğim, dahası geçen gün okuduğum yazıya göre, Ay Yapım, bu organizasyona katılmıyor. Ama nasıl oluyor da, Karadayı dizisi, hem dizi hem de oyuncu dalında aday olmuş anlamadım. O varsa Kuzey Güney dizisi niye yok? Allah Allah...

Bir de ödül katagorisini yeni – eski olarak ayırmaya çalışmışlar. Ama sadece dizi katagorilerini. Oyuncu adaylıklarında yine yeniler eskilerle beraber yarışıyor. Bana şahsen tuhaf geldi. Üstelik sezonu kapatmış dizilerde var adaylar içinde.

Bakalım ödül dağılımı nasıl olacak?

Ödül gecesi Tv8'den canlı olarak yayınlanacakmış bu arada.

Yorumlar

  1. başvurmamış demek ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama Karadayı için başvurmuş. Ayrımcılık yapmış demek ki. :)

      Sil
  2. Yapılan ödül törenleri bitiriyor beni. Uzun zaman oldu izlemeyeli. Geçenlerde bir köşe yazarının ödül töreni izlenimlerini okudum, değişen bir şey yok. Hala beceremiyormuşuz:)
    Blog görünümün böyle çok iyi olmuş, güle güle kullan. Ziyaretçin eksik olmasın:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Belki birgün şöyle ahımşahım bir tören yaparız.
      Severim izlemeyi. Bakalım bunu izleyebilecek miyim?

      Teşekkür ederim. Pek içime sinmedi ama bakalım. Eksik olmayın. :)

      Sil
  3. karadayı izlemiyom ama seveni çok.
    bakarım sonuçlarına.
    eski rengin samimi sıcaktı daha.
    böle de ama daha teknik olmuş.
    hayırlı olsun.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Baya seveni var. Bende biliyorum. Bir yazıda şöyle diyordu. İki ismi rakip yapmak istemez belki yapımcı. Yani Kenan ile Kıvanç'ı. :)
      Öyle mi? Bana da iyi geliyordu aslında. bilmiyorum ki. :) şöyle bir dursun bir zaman. Bakarız. :)
      Teşekkürler.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…