Ana içeriğe atla

Senin Sevdiğini Başkası da Seviyorsa !

Aslında öyle,  "aaa.." diyecek bir şey yok ortada. Normal bir durum. Sadece, kişi böyle birden duyunca afallıyor. Nasıl yani, nasıl olur gibisinden.

Öyle ya, bir insanın dünyada sadece bir seveni yoktur. Öyle olsa idi, vay halimize. Oldu ki o öldü, gitti. Kalan ne olacak bir başına.

Benim demek istediğim bu değil esasında.

Senin sevdiğini başkası da sevebilir. Evet... Ve senin sevdiğin, seni değil, o bir başkasını da seviyor olabilir. Olmayacak şey değil. Sevgi her zaman karşılık bulmaz. Yani en azından senin istediğin şekliyle bulmaz.

İşte o zaman, o başkası sen oluverirsin. Durum döner tersine. Sensindir başkasının sevdiğini seven diğer kişi. Sana göre, bir senken seven, başkası oluvermişsin birden.

İşte bunu hazmetmek lazım. Anlamak lazım. Mesele sevmek değil, sevginin karşılığı var mı ona bakmak asıl mesele.

Şayet yoksa karşılığı, bunu dünyanın sonu gibi görmemek asıl mesele. Çünkü dedim ya, bir insanın sadece bir seveni yoktur. Sende bulursun seni seveni. Sevenleri... Artık hangisi sevdiğin olur sana kalmış. Ve sende olursun başkasının sevdiği...

Yorumlar

  1. Çok haklısın.

    Bununla ilgili birçok örnek verebilirim.

    Çünkü benim durumum bir hayli vahim aslında.

    Bir türlü âşık olduğum insanlar tarafından sevilemedim. Evet, evet!

    Her zaman bir imkânsıza, bir yamuk yapana denk geldim. Hep imkânsızlıklarda kol gezdim.
    Tam sevildim dedim, sevildiğimi sandım, yanıldım. Bedelini de ağır ödedim. Yıllarca üzüldüm. Bana "Eşeğim" derdi. Doğru tam bir eşektim! Hiç estağfurullah demeyiniz canım, onu severek eşeklik ettim. Sonra baktım ki bir başkasına "Eşeğim" diyor. Ona göre sevdiği, ya da sevdiğini sandığı (her ne ise işte) herkes eşekti. Doğru eşektik ki onu seviyorduk, onun gibi birini sevebiliyorduk.

    Demem o ki özetleyecek olursam; ben bu erkeklerin dilinden de kalbinden de hiçbir şey anlamadım arkadaş. Sevmiyor ama sevilmek istiyor. Gidiyorsun, bırakmıyor. Kalıyorsun sevmiyor. Böyle de dengesiz yaratıklar işte...
    İyi olanlara denk gelecek miyiz meraklardayım.

    YanıtlaSil
  2. Sevmiyor ama sevilmek istiyor. Gidiyorsun bırakmıyor..
    Tam hasta ruh işte. Kendini erkek sananların özeti. Çok güzel demişsin.
    Gelirsin mutlaka. Dedim ya şu dünyada bir seveni yok insanın, birden fazla var. (:
    Ve senin durumun aslında benim anlattığım olaydan farklı. Çünkü ben detayda bunları yazarken, safça, karşılıksız olanları düşündüm hep. Böylesi aldatılanları hiç düşünmemiştim. Ama onlara da uymuş.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…