Ana içeriğe atla

6. His Diyelim Biz Buna.

İnsan hislerinde pek yanılmıyor. İlk an ne hissetmişseniz, sonrasında o duygu yön veriyor size. Ya yakınlaşıyorsunuz. Yahut uzak kalmayı tercih ediyorsunuz. Bu bir kişi ya da iş olabilir.

Mesela birinin sizi sevdiğini hissetmeniz gibi. Kimine göre, bu pembe hayaldir belki. Ve burada saplantılı kişiliklerden de bahsetmiyorum. Sadece, karşınızdaki kişinin de bazı duygular hissettiğini anlamaktan bahsediyorum. Aynı duyguyu sen hissetmesende o duygunun sana hissedildiğini anlaman çok zamanını almıyor.

Kabul, bazen yanılır insan. Ama yanılmadığı zamanlar da az değildir.

İnsanı cesaretlendiren de, zaten bence, hissettiği o anki duygulardır. Hani evlilik programlarında sıkça sözü geçer ya, elektrik mevzusu. İşte işin aslı o. Hissetmek. O insanı gördüğünüz o an, ne karar vereceğinize yön veren o his. O duygu.

İnsanları ilk görüşte tanıdığını ve çözdüğünü söyleyenler var. Onlardan olmayı isterim ben. Gerçi çoğu zaman, yanılmadığımı görürüm. Hislerim çoğunluk doğru çıkar.

Birini sevmediniz mi sevmiyorsunuz ya, işte o anki duygular kolay kolay değişmediği için sevmiyorsunuz. İşin özeti o oluyor. 

İster ilk izlenim deyin, ister elektrik akımı. İsterseniz de his diyelim, en kuvvetlisinden. Ama o ilk an, önemli oluyor. Ve tabi sonrası da. 
 

Yorumlar

  1. İlk görüşte tanıyıp çözmek diyemem ama dediğin gibi o ilk hislerde bende hiç yanılmadım.. Sevmediğim insanlar ilerleyen zamanlarda kendilerini belli ettiler hakikaten..
    Doğrudur yani hislerinize sonuna kadar güvenin ey insanlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, güvenelim bence de. :) Hislerimiz bizi hiç yanlıltmasın İnşaallah, diyelim birde.

      Sil
  2. Bende de durum aynı. Hatta şöyle diyeyim ben o elektrik olayını blog okurken bile hissediyorum. Mutlaka insanlarla aynı duyguları paylaşmaktan, aynı şeyleri düşünmekten bahsetmiyorum. (sıkıcı zaten) Ama hani bir tarz vardır ya ondan bahsediyorum. Karşılıklı o elektriği tutturmaktan:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aynı hisler, blogdaşlar içinde geçerli olduğunu düşünüyorum bende. :) Anlıyorum ve aynısını hissediyorum bende. Ve çok güzel bir şey o duygu. :)

      Sil
  3. Çokk doğruu.. İlk izlenimler çook önemli..
    En başında birine ısınamamış ya da sevememişsem ne yazık ki ben de ondan sonra o kişiye kolay kolay ısınamam içimde sürekli bir ön yargı olur..
    Tıpkı kitaplar gibii eğer en başında sarmamışsa konu ya da anlatımm, dünyanın en iyi, en çok ödül alan kitabı bile olsa okuyamaz, uğraşsanız da sonunu getiremezsiniz...
    En azından bende durum bu =))

    Bu arada çok beğendim bloğunu ve tarzını (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen. Bende de. :) Ve hep bir gıcıklık bulursun her sözünde, davranışında falan..
      Kitaplarda öyle cidden. Sarmıyorsa okuyamıyorsun kesinlikle. Katılıyorum.
      Teşekkürler. hep beklerim. :)

      Sil
  4. Bazen kapıya gelen bir genç kız olur. Anket yapacaktır.
    Gözleri ışıl ışıldır, tebessümler içinde göz göze gelirsiniz. Sanki yıllardır tanışıyormuşsunuz gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O anlar bence çok özel. Yani yeni tanıdğınız birine hemen ısınmak. Hiç yabancılık çekmemek, güzel. :)

      Sil
  5. Ben de böyle bir enerji akımı olduğuna inananlardanım. Ben anlarım mesela bu insan olmaz pehito uzak dur derim, derim ama yine de bir şans versen ne olurki de derim. Güven insanlara derim. Derim de derim.

    Sonra bir bakarım, doğrusu ilk hissettiğimmiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan bazen önyargı ile karıştırıyor bu hisleri. Ama değil, bu başka bir şey.

      Sil
  6. hah haaaaa hep yanlıştır beeee.
    :)

    ayrıca hislerin çok zayıf ki senin.
    yoksa son yazımı okurdun ki.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Listeden az baktım da, açıp bakmamıştım. Bakıyorum şimdi.

      Ama doğruları var ki... var var.. :)

      Sil
    2. bi süre bekle anlarsııın.
      :)

      Sil
    3. o doğruları da anlarsın bi süre sona yanlış olduğunu kikiki.
      :)

      Sil
    4. :) :) Yok yok.. doğruya doğru, doğru çıkanlarda var.

      Sil
  7. kaç zamandır bir şey hissediyorum ama bi halt olduğu yok. demek ki ben sorunlu hislerim sorunlu vs...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Belki daha vakti gelmemiştir.. tutmayanlar çok can sıkıyor cidden.

      Sil
  8. Evet, ama hissetmek yetmiyor bazen. Çıkmaza girdiğinde ise o zaman hiçbir anlamı kalmıyor. Ne diyelim Allah herkesin yolunu açık etsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin...
      Evet duygular karışıyor bazen. Karışmasa iyi. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…