Ana içeriğe atla

Eve İş Getirmeyin Mesajı.

Yarın 23 Nisan. 
Her özel gün gibi, bu günü de reklam işlerinde ustaca kullanıyor üretici firmalar. 
Şimdilerde televizyonda dönüyor ya, bir gsm operatörünün reklamı. ( Şimdi adını vermeyelim, reklam olmasın. :D ) Hani, telefonlarınızı bırakın, bugün 23 nisan, çocuklarınızla ilgilenin, diyor ya o küçük bilmiş bıdık. Adam da bırakıyor.
Ama bir ayrıntı var o reklamda. Büyük bir yanıltmaca var. Haberiniz var mı? Yok. Daha söylemedim çünkü.
Şimdi...
Çocuk geliyor, babasına sesleniyor, sesleniyor. Adam hiç yüzüne bile bakmıyor. İşim var diyor.
Sonra operatörün çocuğu geliyor. ( Ay bu komik bir tanıtım oldu. Baya kalabalık bir aile olmuş oluyorlar. :D ) Adama bir melodi eşliğinde sesleniyor, bırak telefonu diyor. Adam anında bırakıyor telefonu.
Eeee... Ne oldu şimdi.
Adam yine, telefonunun sözünü dinledi. Çocuğununkini değil. Üstelik telefonu yine yanında sayılır. O bıdık hala yanında.
Değil mi?
Yanlış tespit mi şimdi bu? Hııı... Haksız mıyım? 
Ne yani, baba, çocuğunun demesiyle bıraksaydı elindeki telefonu, o reklam iyi bir reklam olmayacak mıydı şimdi? Mesaj yanlış mı verilmiş olacaktı?
Son olarak, akılsız ve netsiz telefonu olan babalar, eve iş getirmeyin siz de. Tamam mı?
Yarın 23 Nisan. Neşe dolsun insan.

Pazartesiniz sendromsuz geçsin İnşaallah...

Yorumlar

  1. haklısın valla :) beynimize beynimize işliyorlar!

    YanıtlaSil
  2. hiç anlamdım, hangi reklamdı o ? :D

    YanıtlaSil
  3. yalnız tespit de ilginçmiş :)))

    yarın tatl olduğu için sendrom oluşmadı bünyede pek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Kopya veremem maalesef.

      İlginç ama bence doğru. Hani ben tespit ettim ya, o bakımdan. :D

      :) Evet. Bende de yok. Kimsede yoktur umarım.

      Sil
  4. Reklamı henüz görmedim ama çok haklısın!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. :) Görürseniz de hak verirsiniz diye umuyorum. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…