Ana içeriğe atla

Osmanlı Tokadı Dizisi.


Biliyorum, farkındayım. Bu ara hep dizilerden devam ediyorum. Ama yeni yeni çıkıyorlar ortaya şu sıra. Konuşacak, yazacak malzeme oluyorlar. Doğruya doğru.

13 Nisan Cumartesi günü ekrana merhaba dedi dizimiz, Osmanlı Tokadı.

Aslında görenler biliyordur, dizinin tanıtımları çok önceleri veriliyordu. Hem de Hasan Kaçan ile. Ama şimdi diziye bakıyorsunuz ki, Hasan Kaçan yok. Yani bu kadar gecikmenin nedenini anlamak mümkün. Yeni isim yahut isimler aranmış, belli.

Dizi, fantastik bir dizi. Konusu da, iki Osmanlı askerinin, İstanbul'un fethi zamanından birden günümüzde ortaya çıkması olarak özetlenebilir.

Açıkcası bunu görünce aklıma yabancı bir film geldi. Adını unuttum. Orda da, bir şekilde, eski zamandan günümüze gelen insanlar vardı. Tabi birebir aynısı değil.

Dizi de, Osmanlı zamanındaki karakterler, yine aynı karaktere sahip olarak günümüzde de yer alıyorlar. İsimler bile neredeyse aynı. Yani askerlerin kafası bunları gördükçe hepten karışıyor. Mesela, Fatih Sultan Mehmet. Günümüz zamanında da adı Fatih olarak çıkıyor karşılarına.

Ve bir de beyaz bir tavşan var ki dizide. Önemi çok büyük.

Kadro zengin. Alper Kul'dan, Mazhar Alanson'a. Vildan Atasever'den İsmail Hacıoğlu'na kadar daha başka bilindik isimler de var.

Güzel ve keyifli bir diziye benziyor. Gözüme takılan ise, Alper Kul'un başındaki şapka. Şapka baya büyük açıkcası. Niye biraz küçüğünü kullanmamışlar ki?

Yorumlar

  1. Ben de gördüm geçenlerde ama Trt'nin dizilerine herkes ön yargıyla bakıyor nedense.Oysa hepsi birbirinden kaliteli yapımlar. Tartışmak gerekli aslında.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoo.. Bence yok. Ben bakıyorum birkaç dizisine. Özellikle Böyle Bitmesin adlı dizilerine.
      Evet, hepsi iyi ve kaliteliler. En çok izlenenleri de Seksenler ve Leyla ile Mecnun dizileri.
      O halde ön yargı var diyemeyiz bence. :)

      Sil
    2. ama sanki yeni yeni kırılmaya başladı bu düşünce :)) Çevremde gördüklerimi söylüyorum ben de :))

      Sil
    3. :) Yani.. Yeni sayılır. Öğreniyorlar bu işi. ;)

      Sil
  2. Bende sevdim bu diziyi, TRT bu senelerde güzel işler çıkarmaya başladı, sürekli olmasa da denk geldikçe izliyorum. Bu dizinin de kadrosu dediğiniz gibi oldukça iyi ve senaryo olarakta neden böyle bir senaryo olmuyor diyordum ki ilaç gibi geldi. Tarih ve günümüz konusunu komediye güzel işlemişler umarım böyle de devam eder.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, bende denk geldikçe bakmak istiyorum. Herşeyi ile iyi başlamış görünüyor. Hayırlısı. :)

      Sil
  3. kadroya bak ya bi bakıyim.
    izlediğim tek dizi şu anda huzur sokağı.
    heyecanla bekliyorum ama öle dramatik ki.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Evet o dizi öyle. Hiç izlemedim ama fragmanlardan anlayabiliyorsun sanki. :)
      Osmanlı tokatı iyi gibi. Komik mesela. Bakın, bakın.. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…